o yabancı soguk adam daha yakınımda duruyor şimdi. yüzünü daha iyi görebilmek için dönüyorum ona dogru. yüzü ama bu yüz çok tanıdık. bana istemedigim birini hatırlatıyor bu adam.
adam yok baktıgım yerde ama gölgesi orada. gölge yaklaşıyor giderek ve benim gölgem oluyor. benden bagımsız hareket eden bir gölge.
gölge yaptıgım herşeyi görüyor. seviştigim tüm erkekleri. aldattıgım, bunalttıgım, aglattıgım tüm erkekleri görüyor. ve bu beni korkutuyor. tüm yaptıklarımı bilen herhangi birşey beni korkutuyor. onu öldürmek istiyorum ama nasıl yapabilirim. gölge ölür mü? bunları düşünürken uyuyorum. düşümde gölgeyle sevişiyorum. bogazımı sıkıyor ve beni öyle öpüyorki nefes alamıyorum. ölüyorum evet ölüyorum. kalbim kan pompalamıyor. nefes alamıyorum ve biraz sonra düşünemiyorum.
evet tam zamanında uyandım. gölge başımda bekliyor. elinde bıçak var. artık çok olmaya başladı. korkuyorum. gitmesini istiyorum. o başka birşey yapıyor ve bıçagını kalbime saplıyor. hiç kan akmıyor ve canım acımıyor. başka birşey oluyor. hayatıma girmiş tüm erkekler çıkıyor içimden. tıpkı ruhlar gibi. çıkarlarken hepsi bir parça alıp götürüyor yüregimden.
yok olmaya başladıgımı hissediyorum. normal insanlar gibi ölmek isterdim. belkide normal insanlar gibi yaşamadıgımdan bu garip ölümüm. belkide sadece bana oynanıyor olan bir oyun bu. ölüm oyunu.
